Stratejik İletişim

STK'lar için Sosyal Medya Ölçümleme: Gerçekten Takip Etmeniz Gereken 5 Sayı

Kurumlara sorduğumda hemen hepsi ölçtüğünü söylüyor. Sonra raporu açıyoruz, içinde tek bir sayı oluyor: takipçi sayısı.

Takipçi sayısı bir ölçü değil, bir stok. Size kaç kişinin bir gün "takip et" düğmesine bastığını söyler; bugün kaç kişinin sizi gördüğünü, kaçının umursadığını, kaçının bir şey yaptığını söylemez.

Bu yazıda küçük ekiplerin gerçekten takip etmesi gereken beş sayıyı ve her birinin hangi kararı verdirdiğini anlatıyorum. Beşi de ücretsiz araçlarla, ayda yirmi dakikada toplanabiliyor.

Önce üç katmanı ayıralım

Her ölçü üç katmandan birine düşer. Karışıklığın kaynağı, üçünü aynı tabloda eşit ağırlıkla göstermek.

KatmanNeyi gösterirÖrnek
ErişimKaç kişi gördüGösterim, erişim, takipçi
EtkileşimKaç kişi durduBeğeni, yorum, kaydetme, video izlenme süresi
DönüşümKaç kişi bir şey yaptıSiteye gelen, bültene abone olan, formu dolduran

Erişim satın alınabilir. Etkileşim tetiklenebilir. Dönüşüm ise ancak gerçekten ilgilenen biri tarafından üretilir. Bu yüzden raporunuzun ağırlığı aşağıya doğru artmalı.

Takip edeceğiniz beş sayı

1. Sosyal medyadan siteye gelen ziyaretçi

Nereden bakılır: Google Analytics → Trafik kaynakları.

Bu, sosyal medya emeğinizin tek dürüst karşılığı. Ayda 40 paylaşım yapıp siteye 12 kişi gönderiyorsanız sorun içerik sıklığında değil, içerik türünde.

Hangi kararı verdirir: Hangi kanalı bırakacağınızı. Üç aydır size tek haneli ziyaretçi gönderen kanal, size uygun kanal değil.

2. Bülten abone sayısı ve büyüme hızı

Sosyal medya hesabınız size ait değil. Algoritma değişince erişiminiz düşer, hesap kapanırsa liste gider. E-posta listesi ise sizindir.

Uluslararası karşılaştırma için M+R'ın 2026 Benchmarks raporu iyi bir çıpa: STK e-posta listeleri yılda ortalama %5 büyüyor, buna karşılık %12'lik yıllık abonelikten çıkma oranı yaşanıyor. Yani hiçbir şey yapmazsanız listeniz küçülür.

Hangi kararı verdirir: Abone toplamayı işin neresine koyacağınızı. Her yazının, her etkinliğin, her formun sonunda abonelik çağrısı yoksa liste büyümez.

3. Bülten tıklama oranı

Açılma oranı artık güvenilir bir ölçü değil; e-posta istemcileri görselleri arka planda yüklediği için şişiyor. Tıklama oranı ise gerçek ilgiyi gösterir.

M+R'ın 2026 verisine göre savunuculuk e-postalarında ortalama tıklama oranı %2,3, bağış e-postalarında %0,59. Yani savunuculuk çağrısı, bağış çağrısından dört kat daha fazla tıklanıyor. Bu, bültende neyi öne koyacağınız konusunda ciddi bir ipucu.

Hangi kararı verdirir: Konu satırını ve ilk bağlantının yerini. Tıklama düşükse sorun genellikle içerikte değil, çağrının yazının çok altında kalmasında.

4. Formu dolduran kişi sayısı

Başvuru formu, iletişim formu, etkinlik kaydı. Bu sayı, iletişimin kurumsal işe dönüştüğü yerdir.

Sadece toplam sayıya bakmayın, nereden geldiğine bakın. Formu dolduran 30 kişinin 22'si bültenden geldiyse sosyal medya bütçenizi bülten içeriğine kaydırmanız gerekiyor demektir.

Hangi kararı verdirir: Emeğin nereye gideceğini. Bu sayı yükselmiyorsa diğer dördü yükselse bile bir şey kazanmıyorsunuz.

5. Kaydetme ve paylaşma

Beğeni ucuzdur, kaydetme pahalıdır. Bir gönderiyi kaydeden kişi "buna sonra döneceğim" diyor. Paylaşan kişi ise size kendi itibarından pay veriyor.

Instagram ve LinkedIn bu iki sayıyı gösteriyor. Küçük hesaplarda beğeniden daha anlamlı bir kalite göstergesidir.

Hangi kararı verdirir: Hangi içerik türünü çoğaltacağınızı. En çok beğeni alan gönderi değil, en çok kaydedilen gönderi sizin güçlü olduğunuz alandır.

Aylık yirmi dakikalık rutin

Bunu ayın ilk iş günü yapın, bir tabloya yazın, bitirin.

  1. Google Analytics'i açın, sosyal medyadan gelen ziyaretçi sayısını not edin (3 dakika)
  2. Bülten aracınızdan abone sayısını ve son gönderinin tıklama oranını alın (5 dakika)
  3. Form gönderimlerini sayın ve nereden geldiklerine bakın (5 dakika)
  4. Instagram ve LinkedIn'de ayın en çok kaydedilen üç gönderisini not edin (5 dakika)
  5. Tek cümle yazın: "Bu ay en çok işe yarayan şey ... oldu, önümüzdeki ay onu çoğaltacağız." (2 dakika)

Bu beşinci adım en önemlisi. Ölçüm, karar üretmiyorsa sadece veri biriktirmedir.

Donör raporuna ne yazılır, ne yazılmaz

Yazın: dönüşüm sayıları, öncesi ve sonrası karşılaştırması, en çok işe yarayan içeriğin örneği, tutmayan bir denemeden çıkardığınız ders.

Yazmayın: takipçi sayısı, gösterim sayısı, "erişimimiz %300 arttı" gibi tabansız yüzdeler. Deneyimli bir okuyucu, yüzde verilip mutlak sayı verilmediğinde sayının küçük olduğunu bilir.

Bir denemenin tutmadığını yazmak zayıflık değil. Değerlendirici gözüyle söylüyorum: kendi hatasını raporlayan kurum, her şeyin harika gittiğini yazan kurumdan daha güvenilir görünür.

Bu hafta yapılacaklar

  • Google Analytics kurulu değilse bu hafta kurun. Kurulumu bir saat, faydası yıllarca sürüyor.
  • Son üç ayın sosyal medyadan gelen ziyaretçi sayısına bakın ve kanal kanal ayırın. Sürprizi orada bulacaksınız.
  • Raporunuzdan takipçi sayısını çıkarın, yerine form gönderimi ve abone sayısını koyun.
  • Beş sayı için bir tablo açın ve ilk satırı bugün doldurun. Karşılaştırma ancak ikinci aydan sonra başlıyor.

Kaynaklar

Ölçüm kurulumunuzu birlikte gözden geçirmek isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Sivil toplum ve iletişim gündemini konuştuğumuz WhatsApp topluluğuma katılın.

E-Bülten

Yeni blog yazıları, eğitim duyuruları ve seçtiğim kaynaklar doğrudan e-postanıza gelsin.